Yitik Zamanların Şerefine Kadeh

Çekilmez bir misafir oldum yine:
sessiz, mahcup, mütereddit.
Bir bakıyorsun ki
masadaki kahkahalara yabancı, uzak bir gezegen gibi kalıyorum,
sonra bir de bakıyorsun ki
bir köşede kendi gölgemle sohbet eder gibi kayıp bir hatıra
gülümseyerek anıyorum oysa hiç yaşamadım ertesi gün.
Ve beni kahrediyor büsbütün
bu ziyafet sofrasındaki yabancılık
ve hicret…
Çekilmez bir misafir oldum yine:
sessiz, mahcup, mütereddit.
Yine her seferki gibi yersizim.
Davet var,
olmaması da tuhaf.
Bu ettiğim naz ayıp
gaflet.
Fakat elimde değil
bu sahte neşeyi yadırgıyorum
beni mazur gör…
Yitik zamanların şerefine kalkmış kadehler,
boğazımda düğümlenen bir isyan,
dilimde tutuklu bir çığlık.
Her yudumda biraz daha uzaklaşıyorum
gerçek sandığım bu sahte cennetten,
her yudumda biraz daha yaklaşıyorum
yalnızlığıma…
Çekilmez bir misafir oldum yine:
sessiz, mahcup, mütereddit.
Sofrada tanıdık yüzler belirsizleşiyor,
konuşulanlar anlamsızlaşıyor,
gülüşmeler yabancılaşıyor.
Sanki bir sis perdesi iniyor üzerime
ve ben kayboluyorum
bu ziyafetin karanlığında…
Beni unutun,
ben zaten yoktum burada.
Sadece bir hayalettim,
ziyafetin hayaleti.
Afiyet olsun…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


©2026 Şiir, Şair ve Edebiyat - Çin Dizileri - keyifsizblog.com WordPress Video Theme by WPEnjoy