Bir vakit, bir düşle kırık dökük
-Her acıyı içimde demleyeceğim.-
Bir sessizlikle dinmeyecek feryadım, eyvah
Kendimi alıp gideceğim.
Asır yirmi birinci asırdır, besbelli
Bir yanımda anılarım, bir yanımda yaram
Ekran ışıkları büsbütün boğar rengimizi
Hatıralar daha solgunlaşır
Bir umut arar gibi eski sandıklardan, dünden beri
Sıcacık tesellilere hasretim.
Bir gün kendimi alıp gideceğim
-Şarkılar sussun, sözler incitsin, sözler…-
Ruhumu bir ince tül sarsın, duman
Kederli bir tecellinin ardından, sahipsiz
Sevinçlerim unutulmuş bir yerde yok olsun
Görmezden gelinen bir çift yabancı göz önünde.
Kendi kendime katlanılmaz oluyor ömrüm
Her insanın ayrı ayrı tadabilsem zehrinde
Viran bir ülkede kimsesiz bir an
Pişman bir öykünün silik izlerinde
En uzak fısıltılar,
En yakın yalnızlıklarda, kederli
Ve bir şehir parkında bir sabah
Susup susup ağlasam…
Bir yanıt yazın