Yarınlara Düşen Gölge

Sabahın ilk ışığı vururken yüzüme
(kötüye yorarım bu erken uyanışı, hayra değil)
Hatırlayamam çocukluğumdaki oyunları
yalnız duvarlara bakarım uzun uzun, o soluk duvarlara
O eski mahalle kavgaları canlanır zihnimde
bir çocuk yine yaralı dizini ovuyor
Ey kalbim, sana yabancı bu telaşlı koşturmalar
koşturmalar boş ve anlamsız bir döngüyü işaret ediyor
Martılar geçiyor denizden tek tek, yalnız
dalgaların sesini duyuyorum, yabancı geliyor bana
Ötede, şehrin siluetinde bir duman yükseliyor aniden
hayallerim karışıyor dumana ve her gözyaşı damlasına
Uzak bir rüya oluyor her umut, kayboluyor
ve ellerim buz kesiyor, bir dokunabilsen
unutmuşum bütün duaları çoktan
(kötüye işaret bu, üstelik yalnız çaresizliğe sığınıyorum)
Kısa süren sevinçler vardır ya, işte öyle
geçip gidiyor güneşi saklayan kara bulut
bir fotoğraf asıyorum aynanın kenarına yine
ve bir umut arıyorum günün son sigarasında
-Daha ne kadar dayanır bu yürek, söyleyin bana!


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir