Yalan yakışıyor yüzüne
Gözlerin kaçarken daha da belirgin
Aynı saklanan ışık kirpiklerinde
Hiç susmuyor vicdanın fısıltısı
İçimde yattık dün gece
Üstümüzde şüphe
Pişmanlık kokuyor ellerim hala
Senle konuşmadım sanki
Uçurumları gezdim
Ben senden öğrendim sessizliği
Elimden düşmüyor kara kalem
Bir hayalet belirir gibi aynada
Kendime bakıyorum her sabah
Ben de ardından kayboluyorum
Bir gölge çizip duvara
Bir dert var sırf yara
Dönüyor dönüyor içimde
Senle unuttuğum günler
Paslı bir zincir oldu ömrüm
Değince gerçeğine
Neden sonra duydum o kırık ezgiyi
Gözlerim kararınca senden
Hayat belki yalanlardan kaçırdığım
O acı suda boğulmaktır
Durdukça çamurdan ağır
Bıraktıkça derin
Ben düzde sanırdım yenilgim
Ömrüm yalnızlık rüzgarı
Kaybın ortasındaymışım meğer
Senle susunca anladım
Eski bir söz vardı hani
Anlamı kayıp
Gün inerken de öyle
Yalandan gölgeleriyle
Yürüyor kalbin tepeleri
Yürüyor bölük bölük acı
Toplu bir karanlığa doğru
Kadınım yakışıyorsun sen yalana