Ayna Çağı

Kibir, paslı bir rozet sevgilim,
göğsünde taşıdığın sahte zafer.
Bak, aynada yansıyan suretler soluk,
gerçeklik yalanlara yenik düşer,
ve çürümüş itibarında boğul.
Ey yalanlarla beslenen ruh,
bir bayram sabahı gibi sahte gülüşler.
Aynadaki suretin sana yabancı,
maskeler ardında kaybolan yüzler,
nefretinle örülü duvarlar yükselir.
Aşkın mezarında dans eden figüranlar,
gururun zehrini yudumlayanlar.
İdoller gibi parlatılan egolar,
kalbinin derinliklerinde çürüyen umutlar,
çığlıkların yankısı boşlukta kaybolur,
ve yeni bir maskenin provası başlar,
kendine yabancılaşmanın zehriyle.
Doğru, geçici bir hevestir itibar,
sahtelikten örülmüş bir saray.
Vicdanın sesi duyulmaz artık,
aydınlık silinir, karanlık çöker,
aynaların kırık parçalarında yansır yüzün,
kibrinle inşa ettiğin dünyanda yalnızsın.
Tükür aynaya,
volümünü kıs kalbinin,
dahili hatta seni aramıyorlar,
yalnızlığınla yüzleş.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


©2026 Şiir, Şair ve Edebiyat - Çin Dizileri - keyifsizblog.com WordPress Video Theme by WPEnjoy