Sarı yaprakların dansı, rüzgârın elinde,
Bir hüzün bestesi yankılanır derinde.
Aşkın son demleri, bir veda busesi gibi,
Dökülür dallardan, hatıralar âbidesi.
Ey gönlümün yâresi, sızlayan iniltisi,
Bu eylül akşamı, sensizliğin sillesi.
Kalan son ümitler, savrulur yapraklarla,
Bir ayrılık türküsü, yükselir sokaklarda.
Gözümde yaş olup, düşersin hatıralara,
Kaybolan gülüşler, karışır anılara.
Ey kalbimin sızısı, dinmeyen feryadı,
Bu sonbahar güneşi, umudun imdadı.
Vur gönlümün teline, bir ayrılık nağmesi çal,
Geçmişin izleri silinir, unutulur her hal.
Ey sevgili, sensiz geçen günler, bir azap,
Aşkın ateşi söner, kalbimde bir enkaz.
Dökülen yapraklar, bir veda mektubu gibi,
Yeni bir başlangıca, hazırlar beni şimdi.
Geçmişin gölgesi silinir, yeni bir umut doğar.
Düşünceler denizinde, kaybolur anılar,
Yeniden doğuş başlar, silinir hatıralar.
Ey hayatın cilvesi, acı tatlı sürprizi,
Her düşüş bir kalkış, her veda bir diriliş.
Vur kalbimin kapısını, yeni bir aşkla çalın,
Geçmişin acıları dinsin, yeniden hayat bulalım.
Yeniden doğuşun ışığı, gönlüme dolsun taşsın.
Son deminde yaprak, toprağa düşer,
Yeni bir baharın müjdesini verir.
Ey gönlümün baharı, yeniden yeşer,
Aşkın tohumları filizlenir, yeniden yeşerir.
Bir yanıt yazın