Bu sandık, dedemden kalma,
Bir ömür saklamış, anıları bağrına.
Yaralı bir kuş gibi titrek ellerim,
Açıyorum kapağını, içim ürpererek.
Kokusu sinmiş içine, mazinin derin izleri,
Bir zaman tüneli, geçmişe götüren beni.
Anlatıyor her köşesi, bir hikaye, bir destan.
Kırık bir oyuncak,
Solmuş bir gül,
Sessizce fısıldar.
Bir mektup buldum, sararmış yaprakları,
Dedemin el yazısıyla, sevgi dolu satırları.
Gençlik aşkına dair, unutulmuş bir yemin,
Gözlerim doluyor, kalbimde bir sızı.
Bir fotoğraf çıkıyor, annemin çocukluğu,
Gülümsüyor masumca, hayatın baharı.
Bu sandık, bir miras, bir emanet,
Geçmişten geleceğe uzanan bir köprü.
Değerini bilmeli, anıları yaşatmalı,
Unutmamalı köklerimizi, nereden geldiğimizi.
Her bir eşya, bir ders, bir öğüt,
Hayata dair bir anlam, bir umut.
Saklayacağım bu sandığı, ömrümün sonuna dek.
Zamanın izleri,
Yadigâr sandık,
Huzurla kapanır.
©2026 Şiir, Şair ve Edebiyat - Çin Dizileri - keyifsizblog.com WordPress Video Theme by WPEnjoy