Ne tozlu raflar
Ne eski bir sandık
Bir yanda büyüyen çocuk
Bir yanda kırılan oyuncak
Umurunda mı hayat!
Ne bayram telaşı
Ne misafir kokusu
Her sokak bir sahne, her an bir yalan
Ne annemin sesi, ne babamın eli
Herkes kendi derdinde
Herkes kendi aleminde
Umurunda mı dünya!
Ne yıldız kayması
Ne dilek tutması
Her hayal bir tuzak, her umut bir yara
Ne dostun sözü, ne aşığın gözü
Herkes maskeli, herkes yabancı
Ne sabah güneşi
Ne kuşun sesi
Her şey sahte, her şey yalan
Ne kalbin atışı, ne ruhun sesi
Herkes suskun, herkes yalnız
Yüzsüz Zamanlar
Tür:
Bir yanıt yazın