Kısa bir vedaydı, bir iki kelimelik bir veda
Gençliğin vedası gibi bir vedaydı
Soluk anıları vardı, kayıptı
Hiçbir şey eskisi gibi değildi
Issız bir sokak olmalıydı, ileride
Kediler olmalıydı, her biri
Öyle dalgın hiç düşünmeden yürüyordu
Saniyeler birer hayaldi
Saniyeler birer hayaldi silinmiş bir anıda kayboluyordu
Kısa bir vedaydı.
Kimse kalmamıştı
Ben ve o vardık
Paslanmış bir bankta oturmuşuz
Yansıyan umutsuzluk savruluyordu rüzgarda
kül gibi dağılıyordu
Şöyle böyle hatırlıyorum
Beni yalnızlığa iten bir veda busesi
Annemi hatırlıyorum
Annemin sessizliğini
Eskimiş bir sandalyede bitkin oturuyordu
Babamsa uzakta annemin
Hasta yatağında
Kımıldamadan yatıyor
Perdede donuk bir gölge görüntüsü
Duvarda solmuş bir aile fotoğrafı
Hatırlıyorum
Gözleri vardı o kızın
Hatırlıyorum
Bir şeyler vardı, sanki bir uçurum vardı aramızda
Gözleri kapkaraydı
Kaybolan her şey kapkaraydı
O gözleriyle vardı, ben yoktum
Paslı bankın üstündeydim, ben yoktum
O vardı, ben yoktum
Üç gün üç gece geçti, ben yoktum
On yıl daha geçti, sonra ben zamanı unuttum
Bir akşamüstünü iyi hatırlıyorum
Şehrin kalabalığında yalnız bir köşeyi
Bir dilenciyi
Yüzü olmayan bir adamı
Yırtık bir şemsiyeyi
Bir reklam panosunu iyice hatırlıyorum
O yoktu.
Yabancılaşma Çağı Bir Veda
Tür:
Bir yanıt yazın