Şehir Vurgunu

Nehir değil, deniz değil, sahil değil
Bir ömür, bin ömür sonra gelsen de
Bu gönlüm durdukça bende
İyi bil
Aradığım sensin.
Bazen bir sokak lambası yakarım içimde
Bazen bir martı çığlığı
Her şeyin karmaşası ve hengâmesi içinde
Duyduğum sensin.
Cebimde adresin olmayabilir
Ne çıkar izin yoksa zihnimde
Anlamak istersen eğer
Gel, şehir telaşıma gir
Unutulmuş rüya evimde
Çağırdığım sensin.
Asfalt yollar anlar mı bilmem
Betondaki yalnızlığı?
Ve gökdelenlerden süzülen gölge
Doldursun diye
Caddeyle meydan arasındaki boşluğu
En kırılgan umuda
Yüklediğim sensin.
Kalabalıktayken, sessizlikteyken
Uzayan yollarda ve varılacak durakta
Sen olmasan da yakınımda
Dönüp dönüp ansızın
Yok saydığım sensin.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir