Saklı Kıskançlık

O, en sevdiği şarkıyı başkasıyla dinliyorsa;
seninle anlamını yitirdiğini düşünüyorsan,
o, en çok güldüğü anıları başkasıyla biriktiriyorsa,
senin anlattıkların artık yetersiz geliyorsa,
o, en derin sırlarını başkasına açıyorsa,
senden sakladığı bir şeyler olduğunu hissediyorsan,
boşuna avutma kendini,
kıskanıyorsun demektir.
O yoksa,
gözlerinin feri sönüyorsa,
Onun ne kadar önemli olduğunu anlamışsan;
kıskanıyorsun demektir.
Renkler onunla anlam bulmuyorsa,
mesela onsuz yeşil, umudu;
siyah, hüznü anlatmıyorsa,
güneş sadece onun tenine değdiği zaman
parıldıyorsa,
seninle konuşmadığı bir gün
bir ömür gibi geliyorsa
ve onsuz şehirlerin kalabalığı
boşluktan ibaretse
kıskanıyorsun demektir.
Onu başkasıyla mutlu görünce
içten içe kahroluyorsan,
başka bir ses onun adını andığında
yüreğin burkuluyorsa,
uyuduğun zaman
ilk onu düşünüyorsan,
yüzündeki çizgiler,
sesindeki titreyiş
aklından çıkmıyorsa,
ellerini tutmak için
bahane arıyorsan;
Kıskanıyorsun demektir.
Çünkü o senin için
vazgeçilmezse,
her gece rüyalarına
konuk oluyorsa,
o bütün romanlarda,
bütün filmlerde,
bütün melodilerde ise,
onu kaybetmekten
ödün kopuyorsa,
senin sonsuz sevgine
layık olup olmadığını
sorguluyorsan,
onun için en iyisini
istemekten yorulmuyorsan,
kıskançlığın zehrini
tatmışsın demektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


©2026 Şiir, Şair ve Edebiyat - Çin Dizileri - keyifsizblog.com WordPress Video Theme by WPEnjoy