Eksik Şehirler Atlası

binlerce bulut geçti üzerimden
hangi birinde kayboldum kestiremiyorum
bir serçe gördüğümü hatırlıyorum sakattı
demek epey zaman olmuş
bir de anlamsız ayrıntılar
bir otobüs durağının rengi örneğin
bir insanın hüzünlü bekleyişi
nasıl yaşlanıyor bu kalabalık içinde
hangi yalnızlar nasıl alışıyor buna
kimsenin derdini tartmak haddim değil
kendi karmaşamı çözmek yetiyor bana
sessiz bir akşamüstü
eski bir sabahı anımsayarak
sonra yığınla boşluk
kumbaralar gibi
içim kararıyor
bitsin diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu eski hikayelerin


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir