Bir fotoğraf, solgun
Arkasında tarih, mürekkep izi
Bir de isim, unutulmuş.
O şimdi bir albümde saklı suret, bir zaman
Bir odanın loşluğunda tozlanan raflarda.
Ya sararmış yapraklar arasında, bir sandıkta
Anılar, silikleşen yüzler, kayıp sesler
Bir düğün, bir cenaze, bir doğum günü
Hepsi aynı karede, aynı solgun renkte
Bir zamanlar yaşanan, şimdi çok uzak.
Fotoğrafın içindeki gülüş, bir yalandan ibaret miydi
Yoksa içten miydi, samimi mi, gerçek mi?
Bilinmez, hatırlanmaz, kaybolur gider
Zamanın acımasızlığında, silinen hatıralarda
Kimdi o kadın, o adam, o çocuk?
Ne hayalleri vardı, ne umutları
Şimdi hepsi bir fotoğrafta, bir anıda kaldı.
Bir anı, bulanık
Unutulmaya yüz tutmuş bir isim
Bir de tarih, anlamsız.
O şimdi bir cam fanusta hapsolmuş zaman
Sonsuzluğa uzanan bir yolculukta
Belki bir gün hatırlarız, belki de unuturuz
Ama o hep orada kalacak, solgun bir suret olarak.
Cam Fanusta Anılar
Tür:
Bir yanıt yazın