Aklımın Aynası

Usulca yaklaştım, fısıldadım akla
Kimleri büyüttüm, kimleri küçülttüm içimde.
Düşünceyi yoğurdum mu yeni baştan?
Derinlere inmeliyim
Kaygılarımı, sevinçlerimi
Zihnim çocukluk anılarında mı takılı kaldı
Yitirdim mi yoksa o saf merakımı?
Vicdanıma hesap verdim mi?
Doğru tarttım mı hayatın getirilerini götürülerini?
Kaygılarım törpülenmiş, korkularım dizginlenmiş, inançlarım bilenmiş,
hedeflerim net, planlarım hazır mı?
Karşılığını verdim mi bana sunulanların:
Bilgeliği, deneyimi, farkındalığı, sezgiyi, aydınlığı,
Kitaplara, öğretilere, ustalara borcumu ödedim mi?
Dinledim mi kalbimin sesini
Hala anlayabiliyor muyum insanı?
Parlatmalı gümüşleri, cilalamalı bakırlarımı; yeni bir ruh vermeli anılarıma
beslemeli umutları
Sıkı sıkıya sarılmalı geleceğe, hayallerimi asla unutmamalı dilimden
Ey eski tanıdıklarım, yeni rastlantılarım
Mevsim ortası dostlarım, ucuz vedalar
Arkadaş hayalleri, dost ihanetleri, yağmaladığımız anılar
Gece düşünceleri, yalnız itiraflar
Kibirli aldanışlar, yaralı dostluklar
Boşlukta salındığımız hayat ey
O kadar çok düşündüm ki
Kendimden uzaklaştım düşünmekten…
Sıkıldım kendini tekrar eden,
başkalarında arayan akıllardan
Yoruldum kelime oyunlarından, süslü yanılgılardan,
yapay hassasiyetlerden
Ne zamandır dürüst, samimi, çalışkan, iyi akıllar arıyorum
“çıkarın” ya da “önyargının” lekelemediği
Kendime bir yol haritası çizerek bunları diliyorum
Aranıp duruyorum izini kaybettiğim fikirleri
yüzlerdeki anlam arayışında
Bilmiyorum kaldı mı anlamını yüzünde taşıyan akıllar
Hala bir ışık var mıdır
Çıkmaz bir yola benzeyen bu boş arayışta
Ne çıkmazdayım ne de umutsuz
Sadece fırtınalardan daha dayanıklı olmak istiyorum o kadar
Ufuklara doğru akarken
İlkbahar güneşinin ısıttığı bir toprak gibi huzurlu, inançlı, kaygısız
Gönlümce yaşamak tek niyetim ve isteğim
senin ve benim, yani bizim için…


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir